Etkinliğin ardından, fuarın organizasyon stratejisinin arkasındaki isim olan Proje Müdürü Filiz Karakul ile bir araya geldik. Karakul, Suudi Arabistan'ın hızla gelişen tekstil pazarını, Vizyon 2030 hedeflerini ve ülkenin nasıl geleneksel bir pazardan sürdürülebilirlik odaklı bölgesel bir üretim ve lojistik üssüne dönüştüğünü içgörülü analizleriyle paylaştı.
Röportaj:
Tekstilde Yeni Bir Bölgesel Gücün Doğuşu
Saudi Fashiontex Expo'nun üçüncü edisyonunu
tamamladık. Fuarın ulaştığı ölçek ve katılımcı profili hakkında neler
söyleyebilirsiniz?
Filiz Karakul: Fuarımız bu yıl kabuğunu kırarak gerçek anlamda küresel bir platforma dönüştü. Cidde'de 25 farklı ülkeden 550'nin üzerinde katılımcı şirketi tek bir çatı altında topladık. Geleneksel tekstil devleri olan Türkiye, Hindistan ve Çin'in yanı sıra İtalya, İngiltere, ABD ve Japonya gibi teknoloji ve tasarım öncüsü ülkelerden de yoğun bir katılım vardı. Üç gün boyunca 10.000'den fazla profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak milyarlarca dolarlık iş hacminin temelini attık. Bu başarı, Suudi Arabistan'ın küresel ticaret rotalarındaki stratejik önemini bir kez daha kanıtlamaktadır.
Suudi Arabistan tarihsel olarak geleneksel bir
tekstil üreticisi değil. Ülkenin bu alandaki mevcut stratejisini ve Vizyon 2030
ile ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Filiz Karakul: Çok doğru bir tespit. Suudi Arabistan hiçbir zaman geleneksel anlamda bir tekstil veya pamuk ambarı olmadı. Ancak Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Vizyon 2030 (Vision 2030) reformları, ekonomiyi petrol bağımlılığından kurtarmayı ve tamamen çeşitlendirmeyi hedefliyor. Tekstil ve moda sektörü, bu dönüşümün en stratejik sütunlarından biri. Hükümet, ülkeyi sadece bir tüketim pazarı olarak değil; gelişmiş lojistik altyapısı, modern limanları ve ticaret anlaşmalarıyla üç kıtayı birbirine bağlayan bölgesel bir tekstil ve moda üssü haline getirmeyi amaçlıyor.
Türkiye, Çin ve Hindistan gibi çok güçlü küresel
rakipler varken Suudi Arabistan pazarda nasıl bir farklılık yaratmayı
planlıyor?
Filiz Karakul: Suudi Arabistan'ın stratejisi, mevcut devleri taklit etmek ya da ucuz iş gücüne dayalı kitlesel üretim yapmak değil. Krallık, oyunu tamamen yeni kurallarla oynamak istiyor. Biz buna "değer odaklı ve teknoloji destekli ekosistem" diyoruz. Türkiye'nin köklü üretim tecrübesi, Çin'in muazzam tedarik gücü ve Hindistan'ın hammadde çeşitliliği yadsınamaz.
Suudi Arabistan ise kendisini akıllı
tekstiller, teknik tekstiller, yeşil endüstriyel bölgeler ve sürdürülebilir
moda alanında konumlandırıyor. Yatırımcılara sunulan muazzam teşvikler, sıfırdan inşa edilen çevreci üretim tesisleri ve dijital gümrük altyapısı, ülkeye geleneksel üreticilerin hızla adapte edemediği bir esneklik ve yenilikçilik avantajı sağlıyor.
Fuar boyunca "Sürdürülebilirlik"
temasının çok güçlü bir şekilde işlendiğini gördük. Bu konudaki somut
gelişmeler nelerdir?
Filiz Karakul: Sürdürülebilirlik bizim için sadece popüler bir pazarlama terimi değil, endüstrinin geleceğidir. Bu yılki fuarda, özellikle İngiliz ve Japon katılımcıların öncülük ettiği, su tüketimini %90 oranında azaltan yeni nesil boyama teknolojileri ve tamamen geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen kumaşlar sergilendi.
Ayrıca fuar kapsamında düzenlediğimiz "Future
of Fashion" (Modanın Geleceği) seminerlerinde 23 farklı oturum gerçekleştirildi. Bu oturumlarda karbon ayak izinin azaltılması, döngüsel ekonomi ve tekstilde yapay zeka entegrasyonu gibi kritik konular küresel uzmanlar tarafından masaya yatırıldı. Sürdürülebilirliği temel almayan hiçbir markanın yeni dünya düzeninde kalıcı olamayacağını biliyoruz.
Kültür ve Modanın Sinerjisi: Vision Fashion Show Fuarın en çok ses getiren etkinliklerinden biri de Suudi, Faslı ve İsviçreli olmak üzere 10 vizyoner tasarımcının koleksiyonlarını sergilediği "Vision Fashion
Show" oldu. Defilelerde, geleneksel Orta Doğu motiflerinin modern, sürdürülebilir ve batılı kalıplarla harmanlandığı tasarımlar büyük beğeni topladı. Bu sinerji, modanın kültürel sınırları aşan birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Saudi Fashiontex Expo'nun geleceğe yönelik
vizyonu ve Krallık'taki nihai hedefi nedir?
Filiz Karakul: Biz bu fuarı yılda bir kez kapıları açılıp kapanan geçici bir ticari fuar olarak görmüyoruz. Amacımız, yılın 365 günü yaşayan, B2B dijital eşleştirme platformlarıyla desteklenen ve kalıcı ticari heyetlerle beslenen sürdürülebilir bir ekosistem inşa etmek.
Önümüzdeki 3 yıl içinde, Suudi Arabistan'da üretilen veya bu ekosistemden beslenen tekstil ürünlerinin, küresel pazarda yüksek kaliteli, çevre dostu ve kültürel derinliğe sahip prestijli moda markaları olarak konumlanmasını hedefliyoruz. Yatırımcılar, tasarımcılar ve üreticiler için Suudi Arabistan artık kaçırılmaması gereken bir fırsatlar ülkesidir.